PDF Archive

Easily share your PDF documents with your contacts, on the Web and Social Networks.

Share a file Manage my documents Convert Recover PDF Search Help Contact



Konstantiniyye4 .pdf


Original filename: Konstantiniyye4.pdf

This PDF 1.4 document has been generated by Adobe InDesign CC 2015 (Windows) / Adobe PDF Library 15.0, and has been sent on pdf-archive.com on 10/12/2017 at 14:41, from IP address 77.247.x.x. The current document download page has been viewed 286 times.
File size: 58.3 MB (68 pages).
Privacy: public file




Download original PDF file









Document preview


TÜRKİYE’DEKİ OKULLARDA BULUNAN
KÜFÜRLER VE HARAMLAR

İKİŞER, ÜÇER
VE DÖRDER EVLENİN

MUTTAKİLERİN
MÜKAFATI

SEN ONLARI BİRLİK SANIRSIN,
OYSA KALPLERİ PARAMPARÇADIR.

ŞEHİD HANIMLARINA
BİR NASİHAT

İNKÂR EDENLERE DE Kİ:
SİZ MUTLAKA YENİLGİYE UĞRAYACAKSINIZ

MÜBAREK
PARİS OPERASYONU

HÜKÜM
YALNIZCA ALLAH’INDIR

05
16
22
28
34
45
58
64

Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a, salât ve selam onun fayda veremez. Ve eğer bütün ümmet sana zarar
elçisine, ehline, sahabesine ve tüm takipçilerine olsun.
vermek için toplansa, Allah’ın senin için yazdığından
başka sana zarar veremez. Kalemler kaldırıldı ve
Bu sayıyı da bize tamamlamayı nasip eden Rabbimize sayfalar kurudu.” [Tirmizi, Hadis No:2516, Ahmed
binlerce kez hamdolsun. İslam Devleti’nin her geçen bin Hanbel, Hadis No:2669]
gün ilerlediğini ve kontrol ettiği topraklarda daha da
güçlendiğini gören küfür milletleri daha fazla kudurmaya Nitekim kurdukları koalisyonların yetersiz olduğunu
ve azgınlaşmaya başladı. Kendilerini dünyanın en görünce, bu kervandaki pasif ülkelerden Rusya,
gelişmiş ülkeleri addeden ve ordularını dünyanın en Çin ve Türkiye’yi daha da aktifleştirerek kurdukları
güçlü orduları sayan dünya devletlerinin çoğu, Suriye ve koalisyonu daha da güçlendirmek istediler. Özellikle
Irak topraklarında İslam Devleti’yle savaşmaktadır.
Rusya, Suriye topraklarını çılgınca bombalayıp çocuk,
kadın, yaşlı ve sivil ayrımı yapmamaktadır. Adeta
Şu son dönemde Akdeniz kıyıları her çeşit gemi Suriye topraklarında hiçbir Müslümanı bırakmayacak
ve askeri donanmaya şahit olurken tarihte bir şekilde bombalamaktadır. İlk savaşa başladıklarında
benzeri görülmemiş şekilde hava sahalarımız ‘mukaddes’ bir savaş ilan eden bu haçlılar, âdeta tüm
her çeşit uçağa tanıklık etmektedir. Bütün dünya Müslümanları katletmeyi istemektedirler.
ülkeleri, İslam Devleti’ne karşı bir araya gelmiş ve
ellerinden gelen saldırıları yapmaktadırlar. Dünya Türkiye, İslam Devleti aleyhine Amerika ile işbirliğini
ülkeleri, tarihlerinde hiçbir zaman bu şekilde askeri daha da derinleştirerek kendi topraklarında
teçhizatla donanmamış ve tek bir ülkeye bu şekilde Müslümanlara zulmünü arttırmaya, onları hapsetmeye
saldırmamışlardır.
ve özgürlüklerini kısıtlamaya başladı. Ayrıca kendi
ülkelerindeki zulümden kaçıp Türkiye’ye sığınmak
Biz şuna kesin inanıyoruz ki; yeryüzündeki bütün isteyen muhacirlerin de bir kısmını hapsetti ve
insanlar ve cinler bir araya gelseler ancak Allah’ın bir kısmını da kendi yurtlarına döndürerek onları
c dilediği kadar bize zarar verebilirler. Yine bütün zalimlere teslim etti. Hava üslerini haçlıların hizmetine
insanlar ve cinler bir araya gelseler yine Rabbimizin açarak Müslüman kanı dökmek isteyen bu haçlıların
dilediği kadar bize fayda sağlayabilirler.
bölgedeki zulüm eli haline geldi. Bütün bunlar
yetmiyormuş gibi, İslam Devleti’yle bizzat savaşıp
İbn-i Abbas h diyor ki: Ben bir gün Nebi’nin g masum halka bomba yağdırma kervanına katıldı.
terekesinde idim. Resulullah g şöyle buyurdu: “Ey
evlatçığım! Sana bazı kelimeler öğreteceğim. Allah-u Bunlar zahirde bir araya gelmiş gibi görünseler de
Teâlâ’yı muhafaza et ki, Allah da seni muhafaza etsin. kalpleri paramparçadır. Onları bir araya getiren unsur,
Allah-u Teâlâ’yı muhafaza et ki, O’nu sana yönelmiş menfaatleri veya İslam’ın hâkim olma korkusudur.
bulasın. İstediğin zaman yalnız Allah’tan iste. Yardım Her an çok basit sebeplerle birbirilerine girebilirler.
dileyeceğin zaman da yalnız Allah’tan yardım dile. Nitekim Rusya’nın Suriye topraklarındaki pervasız
Bil ki! Eğer bütün ümmet sana fayda vermek için tavırlarından diğer dostları (yani düşmanları) rahatsız
toplansa, Allah’ın senin için yazdığından başka sana oldu ve ilk fırsatta ona da darbeyi indirdiler ve bir

uyarı niteliğinde Rusya’nın savaş uçağını düşürdüler.
Çakallar hiç birbirlerine sırtını döner mi? Döndüğü
an, elbette bunun bedelini öderler. Ve böylece bu iş
için piyon olarak da Türkiye seçildi. Aralarındaki bu
anlaşmazlığın daha da derinleşeceğini ve önümüzdeki
günlerde daha da belirginleşeceğini umuyoruz.

Tağutların kendi ülkelerinde yaşayan halkı kendilerine köle
yapmak ve sistemlerine inandırmak için okullar açtığını
ve oralarda yaşayan herkesi buna mecbur tuttuklarına
da değindik. Bu tağutlar insanın en temel ihtiyaçlarını
bile maliyeti çok düşük olmasına rağmen ücretsiz
karşılamadıklarını, buna karşın eğitim gibi büyük maliyete
sahip bir kurumu ücretsiz karşıladıklarını görmekteyiz.
İslam Devleti’yle savaşan hiçbir kavmin iflah Buna binaen biz de, herkesi buna mecbur tutmalarının
olmadığını ve olmayacağını ayrıca belirtmek isteriz. altında yatan nedenlerin bir kısmına değindik.
Özellikle Türkiye gibi komşularımızın bize yakın
olmaları hasebiyle bu savaştan daha çok zarar Ayrıca muvahhidlerin bu okullara çocuklarını
görebileceğini ayrıca belirtmek isteriz. İyiliğin göndermemesi gerektiğini, çünkü bu okullarda
karşılığı ancak iyiliktir, zulüm de karşılıksız değildir. küfür, şirk ve bin bir türlü münkeratın bulunduğunu
belirttik. Bu okullardaki münkeratlardan ötürü
Hilafet
aslanları,
Müslümanlarla
savaşan Müslümanların tağuti sistemin okullarını boykot
haçlılara kendi yurtlarında, en etkili bir şekilde etmeleri
üzerlerine
vaciptir.
Müslümanlar
acıyı tattırmaktadırlar. Özellikle son dönemde çocuklarını, laik olan küfür okullarında değil,
Müslümanlara,
yollarına,
köprülerine
ve İslam diyarındaki tevhid okullarında yetiştirmesi
dükkânlarına rastgele bomba atan Rusya’ya misilleme gerekir.
ve bunların intikamı adına Mısır’daki Rus yolcu uçağı
hilafet aslanları tarafından çok basit biz düzenekle Laik eğitim ve demokrasi sistemi beyinleri kirletip
patlatılarak 224 tane haçlı cehenneme yollandı.
nefislere çok evliliği kötü gösterdi. Hâlbuki aynı
zihniyet, metres ve gizli ilişki adında onlarca
Hilafet aslanlarından 8 kişi, aynı şekilde Müslüman kadınla birlikte olmayı çok doğal karşılamaktadır.
halka bomba yağdıran haçlı Fransa’nın kalbinde de Küfür zihniyetleri, Allah’ın b mubah kıldığı çok
kalpleri dışarıya fırlatan bir ameliye düzenlediler. evliliğe savaş açmış ve bunu kendi devletlerinde
Başkentlerinin birçok yerinde eş zamanlı operasyon yasaklamışlardır. Bu tür ülkelerde yetişen
düzenlediler. Kendi beyanatlarına göre 130 Müslümanlar, ister istemez bunların etkisinde
kişiyi öldürüp 352 kişiyi de yaraladılar. Bu tür kalmışlardır. Bunun önemini, gerekliliğini ve
operasyonların asıl amacı salt bir uyarıdır. Bunlardan Allah’ın b bu hükmüne karşı gelmenin tehlikesini
ders ve ibret almayanların, daha acı ve daha şiddetli beyan ettik. Bu hükme karşı gelmek, buğzetmek
operasyonların onları beklediklerini bilmeleri ve bunu inkâr etmek küfürdür. Allah’ın b dinini
gerekir. Bu operasyon Fransa’da gerçekleşmiş olabilir hayata hâkim kılmak için İslam Devleti’ne gelen
ama gelecek operasyonlar İslam Devleti’ne karşı bacıların bu konuda üzerlerine düşeni yapmaları
azgınlaşan ülkelerde gerçekleşecektir. Sizler İslam gerekir. Bu dini ikame etmek için eşleri ve kardeşleri
Devleti’ne zarar verip Müslüman halkı öldürdükçe canlarını feda ederken, onların da bu dinin ikamesi
bunun karşılığını kendi yurtlarınızda ve kendi için aynı fedakârlığı göstermeleri gerekir.
vatandaşlarınızda bulacaksınız.
Küfür, tüm çeşitleriyle bir araya gelmiş ve
Bunların dışında, özellikle Türkiye’de gazeteci veya İslam Devleti’ne zarar vermek için elinden
başka kimlikler altında dilleriyle veya elleriyle İslam geleni yapmaktadır. Tağut Türkiye Devleti,
Devleti’ne iftira atıp zarar verenler de hak ettikleri belami teşkilatlarında onun aleyhinde hutbeler
şekilde cezalandırıldılar. Bunlardan ibret almayıp hala okutturarak İslam Devleti’ne zarar vermek
da İslam Devleti aleyhinde yazıp çizenler, pervasızca istemektedir. Her gün yüzlerce Müslümanı katleden
konuşup iftira atanlar veya yetkisiz bir şekilde onun bu haçlılar hakkında bir kere hutbe okumayan bu
ismini kullanarak fayda elde etmek isteyenleri de satılık imamlar, İslam Devleti aleyhinde ciddi bir
aynı akıbet beklemektedir.
efor sarf etmektedir. Bütün bu uğraşlarınızı ve
çırpınışlarınızı izlemekteyiz. Siz istediğiniz kadar
İslam Devleti’nin akide ve menhecini merak çaba sarfedin, biz yine de Allah’ın izniyle İstanbul’u
edenlere her sayıda olduğu gibi bu sayımızda da tekbirlerle fethedeceğiz. 1400 sene önce bunu
gerekli izahatları yapmaya gayret ettik. Özellikle haber veren Peygamberin müjdesine nail olacağız.
de bu sayımızda tağuti sistemlerdeki okulların Küfrün, demokrasinin ve laikliğin hâkimiyetine
hükmünü beyan etmeye çalıştık.
son verip İstanbul’u şeriatle yöneteceğiz.

TÜRKİYE’DEKİ

OKULLARDA BULUNAN

KÜFÜRLER VE HARAMLAR

Hamd kalemle insana ilmi öğretene, salât ve selam kurulun Türkiye devletidir. Bu devlet, insanları yeni
insanlığın öğretmeni olan nebisine, ehline, sahabesine getirdiği laiklik ve demokrasi yalanına inandırmak için
ve tüm mü’minlere olsun.
büyük efor sarf emiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında
eğitimden öte, başkaldıranları öldürmeyi tercih eden
Tağutlar kendi kurdukları sistemi insanlara kabul tağuti rejim bunun çözüm olmadığını anladı ve bedenleri
ettirebilmek için ellerinden gelen propagandayı öldürmekten öte zihinleri öldürmeyi daha mantıklı
yapmaktadırlar. Yönettikleri insanları kendi ve kolay buldu. Bununla beraber değiştiremediği ve
ideolojilerine inandırmak ve onları bu ideolojinin yeni sisteme zarar veren bedenleri eskisi kadar olmasa
fedakâr birer takipçisi yapmak için bu konudaki da öldürmeyi ihmal etmedi. Milli eğitim adı altında
eğitimlerine çok önem vermektedirler. Neden halkı dinlerinden, kültürlerinden ve geleneklerinden
vermesinler ki? Ayakta kalabilmenin en büyük uzaklaştırmayı ve batıdan ithal ettiği yeni laiklik dinini
unsuru bu değil mi zaten? Tüm dünya tağutları ve batı kültürünü bu halka enjekte etmeyi amaçladı.
halklarını diledikleri gibi gütmek için istedikleri
şekilde eğitmek zorundadırlar. Aksi halde İşte günümüze kadar devam ede gelen bu milli
tahtları sarsılır ve diledikleri gibi tuğyanlıklarını eğitim halen ilk kurulduğu amacını hayata
yapamazlar. Bu eğitimin asıl amacı; halkı önce bazı aktarmaya
devam
etmektedir.
Çocukların
şeylere inandırmak ve akabinde bunlara inanmış zihinlerini küçüklükten itibaren bu olgularla
bir halkı köle gibi kullanmaktır.
doldurmayı hedeflemektedir. Ta ki; yeni yetişen
nesil tam istedikleri gibi laikliği ve demokrasiyi
İşte bu tağutlardan biri de Kamal Atatürk ve tağuti rejimin benimsemiş olsun ve onları diledikleri gibi güdüp
cereyan ettiği ülkelerden biride bu tağutun önderliğinde herhangi bir başkaldırıya maruz kalmasınlar.
5

Ne gariptir ki; kendi halkına özgürlük, eşitlik, refah,
huzur, mutluluk ve müreffeh bir hayat va’ad eden bu
tağutlar, halkın en temel ihtiyacı olan su ve elektrik gibi
ihtiyaçları onlara para karşılığında vermektedirler.
Yüce Allah’ın insanlara bolca verdiği suyu bile
bu halka satmaktadırlar. Ve gününde ödemesini
yapmayanların sularını hiç merhamet etmeden
kesmektedirler. Bununla beraber aynı tağutlar aynı
halka senelerce bedava eğitim vermektedirler. Eğitim
maliyeti su maliyetinden çok daha pahalı olmasına
rağmen eğitim ücretsiz iken, maliyeti eğitime nazaran
çok düşük olan su insanlara para karşılığında
verilmektedir. Akıl sahiplerinin, tağutların eğitimle
neyi amaçladıklarını anlamak için bu konuyu biraz
düşünmelerinde onlar için çokça fayda vardır. Aynı
şekilde diyanet gibi bir kurumu laikliğe ters olduğu
halde devletini inşa ettiği ilk günden beri ayakta
tutmaktadır. Ve bunlar için çok ciddi meblağlarda
para harcamaktadırlar. Tağutlar gerçekten halkının
refah seviyesini düşünmüş olsalardı ilk olarak halka
en temel ihtiyaçlarını ücretsiz verirlerdi.

Eğitim maliyeti su maliyetinden
çok daha pahalı olmasına rağmen
eğitim ücretsiz iken, maliyeti
eğitime nazaran çok düşük olan
su insanlara para karşılığında
verilmektedir.

OKULLARDA BULUNAN KÜFÜRLER VE HARAMLAR
6

de adalet sahibi olduklarından değil vicdanlara
hükmedemediklerinden serbest bırakmaktadırlar.
Oraya hükmedebilselerdi şayet, bu konuda da asla
bir özgürlüğe müsaade etmezlerdi. Zaten bu konuyu
da boş bırakmamakta, bilakis vicdanları eğitimle
diledikleri gibi doldurmaya gayret etmektedirler.
Tağutlar bir plan kurar, Allah da b bir plan kurar
fakat tağutların planları her zaman olduğu gibi
altüst olmaya mahkûmdur. Onlar diledikleri planları
kurup, diledikleri tuzakları hazırlasınlar. Kurdukları
tuzaklar dağları da yerinden oynatsa yine Rabbimizin
planına ve tuzağına boyun eğmek zorundadır.
“Onlar gerçekten tuzaklarını kurmuşlardı.
Tuzakları yüzünden dağlar yerinden oynayacak
olsa bile, tuzakları Allah katındadır.” [İbrahim, 46]
Bir Müslümanın çocuğunu şirk, küfür ve fesat
yuvaları olan bu okullara göndermesi asla caiz
değildir. Bahsetmiş olduğumuz bu sinsi tuzaklarının
ve amaçlarının dışında okullarda açık bir şekilde
gözlemlenebilen küfür ve şirkler de mevcuttur. Bu
makalemizin amacı da, Türkiye’deki tağuti eğitim
sisteminde yer alan bazı küfür, şirk ve haramlara
değinmektir.

İşte kendi halkını, kendi kurduğu yalan sistem ve
ideolojiye entegre etmek için eğitime önem veren
ülkelerden biri de Türkiye devletidir. Bu devlet, özellikle
Müslümanları laikleştirmek ve demokrasi dinine
sokmak için elinden gelen çabayı sarf etmektedir. Bu
tağutlar eğitim üzerinde o kadar durmuşlardır ki; bu
okullara çocuklarını göndermeyenlerin çocuklarını
LAİK OLARAK YETİŞTİRİLEN BİR ÇOCUK
ellerinden almalarına kadar varan çok katı cezalar
koymuşlardır. Bu anlamda halkı kendi eğitim
sistemine mecbur bırakıp dilediği gibi demokrasi Tağutlar, kendi elleriyle yazdıkları anayasada bu
eğitimin küfür ve şirk amaçlarını şu şekilde ifade
hayranı bireyler yetiştirmişlerdir.
etmektedirler.
Her seferinde özgürlükten, adaletten ve insan
haklarından bahseden bu tağutlar, din seçme Türk Millî Eğitiminin Amaçları
konusunda hiç kimseye tercih hakkı vermemektedirler. Milli Eğitim Temel Kanunu,
Halkın vicdanlarında diledikleri dini seçmelerine Kanun No: 1739
müsaade eden bu tağutlar, pratik hayatta herkesi
zorla da olsa kendi dinlerine yani demokrasi dinine Madde 2: Türk millî eğitiminin genel amacı, Türk
zorlamakta ve başka bir dine inanma özgürlüğünü milletinin bütün fertlerini; Atatürk inkılâp ve ilkelerine
asla tanımamaktadırlar. Vicdanlardaki din hürriyetini ve anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine

bağlı, Türk milletinin millî, ahlâki, manevi ve kültürel
değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, insan
haklarına ve anayasanın başlangıcındaki temel
ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk
devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve
sorumluluklarını bilen ve bunları davranış hâline
getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmektir.

telkinler yapılmasına ve bu nitelikteki günlük siyasî
olay ve tartışmalara karışılmasına hiçbir şekilde
meydan verilmez.
Bu maddelerde ise demokratik toplumun inşa
edilmesi ve yurttaşların demokratikleşmesi için bu
eğitim verildiğinin altı çizilmektedir.

Bu maddede açıkça beyan edildiği gibi Türkiye Madde 15: Okullarda kız ve erkek karma eğitim
devletindeki okulların amacı; Atatürk ilkelerine bağlı yapılması esastır.
laik ve demokrat vatandaşlar yetiştirmektir.
Allah b mahrem olmayan erkek ve kadınların bir
arada durmasını haram kılıp yasaklarken, bu tağutlar
bu haramı eğitim kurumlarında olması gereken bir
ilke haline getirmişlerdir.
Madde 12: Türk millî eğitiminde laiklik esastır. Din
kültürü ve ahlâk öğretimi ilkokul ve ortaokullar ile
lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler
arasında yer alır.
Madde 43: İlkokulun Eğitim ve Öğretim İlkeleri:
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretiminin Genel Amacı,
İlköğretim ve Ortaöğretimde öğrenciye, Türk milli
eğitim politikası doğrultusunda, Genel Amaçlarına,
İlkelerine ve Atatürk’ün Laiklik ilkesine uygun Din
Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi ile ilgili yeterli temel
LAİK VE ATATÜRKÇÜ OLARAK YETİŞTİRİLEN BİR NESİL
bilgi kazandırmak… Böylece Atatürkçülüğün, insan
sevgisinin pekiştirilmesini sağlamak, faziletli insan
Madde 10: Eğitim sistemimizin her derece ve türü ile
yetiştirmektir.
ilgili ders programlarının hazırlanıp uygulanmasında
ve her türlü eğitim faaliyetlerinde Atatürk inkılâp ve
Din dersi olarak isimlendirdikleri dersin gayesi,
ilkeleri ve Anayasa’da ifadesini bulmuş olan Atatürk
insanlara dini bilgi vermek değil bilakis İslam dinini
milliyetçiliği temel olarak alınır. Millî ahlâk ve millî
tahrif edip laiklikle bağdaştırmaya çalışmaktır.
kültürün bozulup yozlaşmadan kendimize has şekli
İnsanların dinsizlik diye tanımladıkları laikliği
ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve
İslam dininin bir parçası gibi göstermektir. Zaten
öğretilmesine önem verilir.
kitaplarına göz atan biri tahrif etmeyi amaçladıkları
konulardan başka konunun olmadığını görecektir.
Bu maddede tek ölçü kabul ettikleri Atatürk ilke
ve inkılâpları olduğunu ve hangi ders ve sınıfın
Din dersi olarak isimlendirdikleri
müfredatı olursa olsun bu ilkelere göre hazırlanması
dersin gayesi, insanlara dini bilgi
gerektiğini kesin bir dille ifade etmektedirler.

vermek değil bilakis İslam dinini

Madde 11: Güçlü ve istikrarlı, hür ve demokratik
bir toplum düzeninin gerçekleşmesi ve devamı tahrif edip laiklikle bağdaştırmaya
için yurttaşların sahip olmaları gereken demokrasi
çalışmaktır.
bilincinin, yurt yönetimine ait bilgi, anlayış ve
davranışlarla sorumluluk duygusunun ve manevî
değerlere saygının, her türlü eğitim çalışmalarında Görüldüğü gibi basit bir kaç ilkesinde bile bu eğitimin
amacının, şirk ve küfür temeli üzere olduğu ve asıl
öğrencilere kazandırılıp geliştirilmesine çalışılır.
gayelerinin laiklik ve demokrasi dinini zihinlere
Ancak, eğitim kurumlarında anayasada ifadesini yerleştirmek olduğu açıktır. Bu eğitim kurumlarının
bulan Atatürk milliyetçiliğine aykırı siyasî ve ideolojik hedefi, yeni yetişecek nesle, demokrasi ve laiklik
7

zehirini aşılamak ve onları bu sistemin hayran bir hükmü, Allah’tan daha güzel olan kimdir?” [Maide, 50]
kulu haline getirmektir.
“Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler kâfirlerin ta
Okullarda yaşanan ve uygulanan bir kaç küfür ve şirk kendileridir.” [Maide, 44]
örneklerini şu şekilde sıralayabiliriz.
Okullarda, Türkiye devletinin tağut olan kurucu
Bu eğitim kurumlarında, İslami yasaların ve yöneticilerinin sevilmeye ve övülmeye layık
yerine konulan beşeri küfür kanunları güzel oldukları ve bununda ötesinde yaptıkları zulüm,
gösterilmekte ve şeriatın dışındaki sistemlerin küfür ve şirk eylemleri çocuklara kahramanlık
olması gereken sistemler olduğu ve hatta daha olarak anlatılmaktadır. Şeriatı kaldırıp cumhuriyeti
güzel olduğu anlatılmaktadır. Okullarda, şeriat ilan eden, İslamiyeti yaşamak isteyenleri öldüren ve
ve kanunları kötü, çağdışı, yobazlık, gericilik ve tüm ömrü İslam’ı kaldırmak ve Müslümanlara zarar
vahşet olarak anlatılıp nefret ettirilirken, şeriatın vermekle geçen Kamal Atatürk gibi tağutlar bu ders
dışındaki ideolojiler ise hayranlık uyandıracak kitaplarında kahraman ve örnek alınması gereken
şekilde ballandıra ballandıra anlatılmaktadır. Öyle birer lider olarak anlatılıp övülmektedir.
ki; buralarda yetişen yeni nesil şeriatten nefret
etmekte, demokrasi ve beşeri ideolojilerin hayranı Hâlbuki bu tağutlar, bu tağutların yaptıkları tuğyanlar
olmaktadır. Hâlbuki Allah c yeryüzüne tek sistem ve çıkardıkları kanunların inkâr edilmesi, nefret
olarak şeriati göndermiş onun dışındaki sistemleri edilmesi ve bunların yıkılması için her türlü meşru
küfür olarak nitelemiştir.
eylemin yapılması gerekmektedir. Bırakın bu tağutlara
sevgi beslemeyi, bu tağutları reddetmeyenin, onları
inkâr edip tekfir etmeyenin imanı dahi sahih olmaz.
“O hâlde, kim tağuta küfredip Allah’a inanırsa,
kopmak bilmeyen sapasağlam bir kulba yapışmıştır.
Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”
[Bakara, 256]

O hâlde, kim tağuta küfredip
Allah’a
inanırsa,
kopmak
bilmeyen sapasağlam bir kulba
yapışmıştır. [Bakara, 256]

OKULLARDA BULUNAN KÜFÜRLER VE HARAMLAR
8

HER OKULUN OLMAZSA OLMAZI KAMAL ATATÜRK PUTU

Bu tağutlar inkâr edilmenin aksine; sevilmesi,
takip edilmesi gereken büyük şahsiyetler olarak
tanıtılmaktadırlar. Onlar dost ve veli kabul edilmekte
ve onlardan hayranlıkla bahsedilmektedir. Ölen
tağutlardan bu şekilde bahsedildiği gibi yaşayan
tağutlardan da aynı şekilde bahsedilmektedir.
İslamda olması gereken ‘Allah için sevgi ve Allah için
nefret etme’ kuralı burada tam tersine işlemektedir.
Kâfirler sevdirilmekte Müslümanlardan da nefret
ettirilmektedir.

“O halde onların arasında Allah’ın indirdiği ayetlere
göre hüküm ver, onların keyfi arzularına uyma, “Mü’minler, mü’minleri bırakıp inkârcıları dost
onların seni Allah’ın indirdiği hükümlerin bir edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği
kısmından bile şaşırtmalarından sakın.” [Maide, 49] kalmaz.” [Ali İmran, 28]
“Onlar yoksa cahiliye hükmünü mü (düzenini) “Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir
istiyorlar? Kesin bilgiyle inanan bir topluluk için topluluğun, babaları, oğulları, kardeşleri yahut kendi

soy sopları olsalar bile, Allah’a ve peygamberine
düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin.
İşte Allah onların kalplerine imanı yazmış ve
onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî
kalacakları cennetlere sokacaktır. Allah onlardan
razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır.
İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki;
Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta
kendileridir.” [Mücadele, 22]

Okullarda; dostluk ve düşmanlığın İslam’a ve inanca
göre değil de, ırk ve vatan gibi kavramlar üzerine bina
edilmesi gerektiği anlatılmaktadır. Kendi yurtlarında
yaşayanların veya kendi ırklarından olanların kardeş
olduğunu söylemektedirler. Vatan ve ırkları için
sevip bunlar için düşmanlık yapılması gerektiği
üzerinde dururlar. Irk’ın bir üstünlük ve meziyet
olduğu anlatılır. Kendi ırklarından olan bir ateistin,
ırklarından olmayan bir Müslümana tercih edilmesi
gerektiğini öğrencilere aşılarlar.

“Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin
de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz
onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size
gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a
inandınız diye, Resûlü ve sizi yurdunuzdan
çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere
benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız
(böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi
besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de,
açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu
yaparsa (onlara sevgi beslerse), mutlaka doğru
yoldan sapmıştır.” [Mumtehine, 1]

“İnsanlar arasında Allah’ı bırakıp da O’na ortak
koşanlar vardır. Onları, Allah’ı severcesine severler.
Mü’minlerin Allah’a olan sevgisi daha güçlü bir
sevgidir. Zulmedenler azaba uğrayacakları zaman
bütün kuvvetin Allah’ın olduğunu ve Allah’ın
azabının pek şiddetli olduğunu bir bilselerdi!”
[Bakara, 165]

Kendi ırklarından olan bir
ateistin, ırklarından olmayan
bir Müslümana tercih edilmesi
gerektiğini öğrencilere aşılarlar.

“Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost
edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar.
Sizden kim onları dost edinirse, kuşkusuz o da
onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğunu Atatürk’ün devrimlerine karşı çıkıp İslam dinine
doğruya iletmez.” [Maide, 51]
dayalı bir rejim isteyen Müslümanlar, terörist, gerici,
yobaz, bozguncu, hain, ajan ve isyankâr olarak
tanıtılmaktadır.
Şeriatın dışındaki başka ideolojileri benimseyenler
özgürlükçü, bilim adamı, filozof, mütefekkir, kanaat
önderi vs. gibi isimlendirilmektedir. Darvin, Aristo,
Sokrates, Mevlana, Yunus Emre, Ziya Gökalp gibi
küfür, şirk, hurafe ve bidat içeren düşünce ve
düşünürleri öğrencilere güzel gösterip ölçü alınması
gerektiği söylenmektedir.
Öğrenciler, batının kültür, düşünce ve yaşam
tarzlarına özendirilmekte ve Müslümanların kültür,
düşünce ve yaşam tarzlarından nefret ettirilmekteler.
“Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları
görmüyor musun? Onlar “cibt”e ve “tâğût”a
inanıyorlar. İnkâr edenler için de, ‘Bunlar, iman
edenlerden daha doğru yoldadır’ diyorlar.” [Nisa, 51]

PUTUN ÖNÜNDE SAYGI DURUŞUNDA BULUNAN ÖĞRENCİLER

Çarşaf ve sakal gibi İslam’ın kıyafet ve şiarları
kötülenmekte; gerici, çirkin ve çağdışı olarak
tanıttırılmaktadır. Buna karşın açıklığı, soyunmayı,
tesettürsüzlüğü
ise
övüp
çocukları
buna
9


Related documents


konstantiniyye4
konstantiniyye5
konstantiniyye3
konstantiniyye1
konstantiniyye2
konstantiniyye6


Related keywords